24 Ocak 2010 Pazar

23 Ocak 2010 Cumartesi

17 Ocak 2010 Pazar

Kurban

Kolonileşme öncesi Nijerya'dan bir öykü:

"Bir zamanlar, tüm hayvanlar bir toplantıda bir araya geldiler. Toplanmaya başladıkları sabah içlerinden biri olan tavuk, komşuları tarafından ters yönde hızlı adımlarla ilerlerken görüldü. Ona şöyle dediler, 'Nasıl toplantı alanından uzaklaşırsın? Dün geceki duyuruları işitmedin mi?'
'Duydum, duydum' dedi tavuk, 've de kesinlikle katılırdım eğer hemen halletmem gerken kişisel bir mesele ortaya çıkmasaydı. Çok üzgünüm, ama umarım toplantıya samimi özürlerimi sunarsınız. Söyleyin herkese fiziksel olarak orada olamasam da tüm kararlarınızda ruhen sizi destekliyor olacağım. Eklemeye gerek yok ki ne karar verirseniz verin tüm kalbimle desteğimi alacaktır.'


Toplanan hayvanların önündeki sorun insanların Tanrılarını yüceltmek adına sürekli hayvan boğazlamaları tehdidiydi. Fırtınalı ancak şaşırtıcı derecede kısa tartışmadan sonra kendilerini rahat bırakmaları koşuluyla insanlara içlerinden birini düzenli kurban hayvanı olarak sunmaya karar verdiler. Ve oybirliğiyle insanlarla tanrıları arasında arabuluculuk yapacak hayvanın tavuk olmasına karar verdiler. O gün bugündür tavuk kurban edilir."